>doğum – 2

>

Bir kere gözlemleriniz oluyor. Doğar doğmaz, anne kucağına bıraktığınızda bebekler başlarını kaldırıp hemen anneye bakıyorlar, ancak ondan sonra rahatlıyorlar, kendilerini bırakıyorlar.Aynı yer çünkü, kalp atışı var, anne sesi var, sıcaklığı var, ten teması var. Ben spot filan açmam. “Tak” diye de kordonu asla kesmem. Bebeğin yeni ortama alışmasını beklerim. Pek çok kitap var bu konuda, bebeklerin aslında her şeyi hatırladığı yazılıp çiziliyor, “o an”ı biliyorlar. Şu anda hepimiz çocuklarımızı, “Evet bireydir” diye yetiştiriyoruz ama 20 yıl önce“Anlamıyor henüz, o bir çocuk!” diye yetiştiriyorduk. Bir dönem çocukları canlı canlı sünnet ettik, “Acı duymaz nasıl olsa!” diye. Halbuki ne travmalara yol açmışız. Aynı şekilde “planlı sezaryen”in etkilerini de sonra fark edeceğiz. Artık popoya şaplak vurmak, ayaktan tutmak,bunlar da bitti…

tamamı için TIK
röportajın ilk bölümü için TIK
linkler:
blog arşivinden:
This entry was posted in bebek, doğum, gazete kupürü. Bookmark the permalink.

13 Responses to >doğum – 2

  1. Deli Anne says:

    >Doğal doğum benim de savunduğum ve imkan olsa destekleyeceğim şeydir. Ama gene de sezaryen tu kaka diye ahkam kesmelerini sevmiyorum doktorların. Çünkü şartlar öyle gerektirir ki mecbur kalır insan,e o zaman ne olacak? mecbur kalan öldürsün mü kendini? ben mecburen sezaryen oldum, sancıyla gittim hastaneye olmadı.. öldürmeliyim kendimi?tv-de bir dr. sezaryenle doğan çocukların cinsel tacize açık lduğunu söylemişti. gidip yumruğu indirmek istedim yüzüne. o günden sonra hepten soğudum fikirlerden, konuşmalardan. tek doğru kendi doğruları ve o doğrunun yahut yanlışın hiçbir obsiyonu yokmuş gibi, büyük bir keskinlikle konuşmaları çok itici ve sevimsiz.sen de sezaryen olmuşsun, seni de rahatsız etmiyor mu bu keskinlik?

  2. yaban says:

    >planli sezaryene hayir diyorlar,, toptan sezaryene degil,,, sezaryen bir kurtarma ameliyatidir, her ameliyat gibi bir suru riskleri vardir,, sezaryenle dogum deniyor ama o dogum sayilmaz ki, dogmuyor bebek, annenin karnindan cikarilip aliniyor,, oral donem – anal donem problemlerinin ileriki yaslarda gun yuzune ciktigina inaniyoruz, dogum problemlerinin neden kisilik uzerine etkileri olmasin,, ben dersine calisan bir ogrenci olarak atladim tartismanin icine, sadece yasemine sormadigini varsayarak deli annecim,, :)-ben dogal dogum isterim, ama bebegin ve annenin sagligi icin sezaryen gereklidir derse doktor itiraz edemem,, tabii doktora guvenmem sart..

  3. Müge says:

    >Sezaryanle doğan çocuk cinsel tacize açık ne demek Allah aşkına? Yuh, sezaryanle doğan çocuk 'yollu' oluyor falan da deseymiş bari. Doktor açıklamasına gel.

  4. Deli Anne says:

    >Yaban: ben anladım bahsi de şunu demek istiyorum.. kendilerince inandıkları hatta moda olan konuya açıklama getirecekleri zaman açık kapı bırakmıyorlar.. ona kızıyorum ben.. yoksa ben de planlı sezaryeni sevimsiz bulurum, ama yapan anne de yapsın ahkam kesemem..

  5. yasemin says:

    >merhaba :)deli anne, hakan çoker sezaryene kapıları kapatmıyor ki daha doğrusu bunu hiçbir tıp doktoru yapamaz. "sezaryen gerektiği yerde hayat kurtarır" diyor zaten. ama şu var:* kaçımızın sezaryeni gerçekten gerekliydi? * kaçımız gerçek doğum deneyiminden kurtarılmalıydık? en azından ben kendi adına konuşayım, ilk doğumda nöbetçi ekip ne yapmış olursa olsun normalden caymayabilirdim, o zaman belki ikinci doğumumda 4 kilo üstü bebeğe rağmen normal doğum yaptıracak doktor bulmam bu kadar zor olmazdı. sez. kararındaki kendi rolümün de, tırsıklıklarımın da farkındayım, tüm sorumluluk doktorların olamaz, 2.de "normal doğum yaparsın" desinler diye umut ederek 7 doktor gezdim; bir doktor daha vardı mesela ona gitmedim, gitseydim onunla normal doğum yapabileceğimi biliyordum üstelik. ya da eğitime gidip depoladığım korkuları üstümden atmaya çalışmadım. bunları biliyorum ve hiç de rahatsız değilim doğrunun kesin şekilde söylenmesinden. 13 ay öncesine kadar sigara içerdim, paketlerin üzerinde yazan kesin ifadeler nasıl rahatsız etmiyorduysa (çünkü doğru!) daha sağlıklı olan normal doğumu yapabilecekken sez. doğum yaptığım gerçeği de beni rahatsız etmiyor (çünkü bu da doğru!).bazı dktorlar son aşamada birden bir sez. sebebi bulup çıkarıveriyorlar. söylendiği anda hiç sorgulamadan kabul edeceğimize biraz daha araştırsak, 2. görüş için başka doktorun kapısını çalsak ne olur?eğer doğal doğum moda olduysa (keşke!) bu modayı sanırım röportajı yapan bu doktor yarattı çünkü ben türkiye'de ondan başka hiçbir doktorun bu konuda konuşup yazdığını, uğraştığını, eğitimler verdiğini görmüyorum.planlı sez. yapan anneler için burada kimse bir şey demiyo. doğanlar, doğuranlar için değil burda yazılanlar, yoldaki bebeklerin işine yarar belki diye🙂 ama ben bir jinekolog olsaydım, yerleşik kalıpları kırmak için her türlü artı eksiyi konuşmak yazmak isterdim. planlı sez. toplumda çok yaygın olduğu için hemen alınıveriyor anneler. kimse kimsenin anneliğini sorgulamıyor ki burda. sez. olduk diye niye öldürecekmişiz hem kendimizi😀 yani ben emzirmeseydim emzirmenin ne kadar faydalı olduğu konusunun konuşulması beni incitecek miydi? emzir(e)memek ya da normal doğum yap(a)mamaktaki sebeplerimiz her ne olursa olsun emzirmek ve doğal doğum iyidir. sezaryen doğumda terslikler olduğunda hayat kurtarmak için vardır, formül mamalar anneler süt veremediği zaman bebekler aç kalmasın diye vardır. anne sütü mamayı, doğal doğum mecburi olmayan sez.i döver, bu böyleyse biz ne yapalım yani?🙂 2 kez sez. doğum yapmış bir anne olarak benim duygularım incinmeyecek diye bir doğum doktoru, doğal doğumun keyfi sezaryene (gerektiği yerde yapıyor zaten hatta gerekmediği ve aile israr ettiği zaman da yaptığını yazmıştı) olan üstünlüğünü söylemesin mi yani? ahkam kesmek olarak görmüyorum ben bunu. uzmanın bu bilgiyi toplumla paylaşması gerekir, istemeyen dinlemez ve tercih etmez. zaten ülkemiz aksini söylemese bile uygulamada aksini yapan doktorlarla dolu, istemeyen tercih etmemekte de hiçbir zorluk çekmez; hollanda'da olsaydı çekerdi ama :p di mi yaban? dolayısıyla türkiye'de olmasının bu konuda kendisine sağladığı avantajı sonuna kadar kullanır ;p

  6. yasemin says:

    >son olarak, doğal doğum web sitesine bakarsanız doktorun hiç de sert ya da katı bir üslubu olmadığını aksine benim gittiğim pek az doktorda görebildiğim şekilde kadınların ve bebeklerin doğum sırasındaki duygularını önemsediğini görebilirsiniz.hakan çoker'i tanımıyorum, kendisiyle hiç görüşmedim. sadece hamileyken ve öncesinde doğal doğum mail grubuna üyeydim, web sitesindeki yazılarını okurdum ve arada aklıma takılanları maille sorardım, o da cevap yazardı. ben yaklaşımını ve üslubunu insancıl buluyorum. doğum konusundaki yazdıklarını, söylediklerini her ne kadar yapamamış olsam da kendime yakın buluyorum. doğumu teknik bir hadise olarak görmeyişini, kadınları ebe olan bir aileden gelişini, annenin istek ve duygularını ciddiye alışını, bebeğin dünyaya adım attığı ilk dakikaların önemine inanışını, doğum anındaki detayların altını çizmesini ve bu konuda farkındalık yaratmaya çalışmasını destekliyorum. sözlerinin daha fazla sayıda anne adayına ulaşmasına faydası olur ümidiyle de burada ona yer veriyorum🙂 planlı, mecburi ya da plansız sezaryenle (mesela bizzat ben, kendim!) doğum yapmış annelerle de hiçbir alıp veremediğim yok, konunun bir kez daha doğurmayı düşünmüyorlarsa zaten onlarla pek fazla bir ilgisi de yok. sonuçta herkesi seçimini yapmakta özgür dememe gerek yok ama dedim gitti :p

  7. Deli Anne says:

    >Yasemin canım arkadaşım bir post kadar da buraya yazmışsın.. ben bahsettiğin doktoru takip etmedim ama öyle nefret ettirdiler ki yaş da kuru da birarada yanıyor benim gözümde.. belki haklısın, sen çok irdelemişsin belli.. ben bilemedim.. mutlaka içlerinde insancıl olanlar vardır,Hakan çoker de onlardan biridir belki.. ve o şüphe benim de içimde vardır, doktor sezaryen derken tez elden kurtulmak pahasına mı dedi, yoksa istese kalp atışları düzensiz dahi olsa devam edebilir miyd n.doğuma… sonuç itibariyle, diyeceğim o ki: seni seviyorum. yalnız bir konuda tesseüf ederim, tamam ben kitap kelamı, doktor kelamı duyunca ardına bakmadan kaçmayan biriyim ama insan gene de gözler önünde deliren bir arkadaşının gözüne gözüne sokmaz mıydı idle parenting'i hı? aşkolsun.. ben 2 gün önce öprendim.

  8. Öykü says:

    >yaşa yasemin!çok aynıyız seninle,en azından bu konuda…ve sadece bu konuda değil her konuda,tercihler olabilir evet ama (tabii ki kimse kimseye hesap vermek zorunda değil)aynı zamanda insanın yaptığının yanlış olduğunu kabul edebilmesi bir erdem bence…ve yine her/herhangi bir konuda sırf kendisi öyle yaptı diye doğaya ve doğala aykırı olduğu halde,kendince çok geçerli(!) sebepler sıralayarak yaptığını savunmaya kalkmasını ise çok komik buluyorum artık,eskiden kızardım o ayrı! :)cümle kurmakta zorlandım gece gece,umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi…

  9. yasemin says:

    >deli anne, çok haklısın ne diyeyim? gerçekten öyle idle olmadığım bir döneme denk geldi ki seninle tanışmam o yüzden aklıma gelmemiştir desem affeder misin beni? yeni doğurmuş biri olarak elden geldiğince kaytarmaya çalıştım çalışmasına ama sütsüz kalan bebek durmadan ağlayacağı için öyle bir şey yapma şansım olmadı. anlayacağın ben senle askerlik dönemimde tanıştım yoksa demez miydim hiç? ama yakındır bizim de aydıllık günlerimiz. bebek dediğin ne ki, hemen büyür gider, ben cem'e bakıyorum da, ne zaman böyle kucağıma sığmaz oldu, ne zaman böyle bakmaya başladı gibi sorular sormadan bir günüm geçmiyor inan ki, sana da oluyodur ya…aydıl günler dilerim ikimize de :p

  10. yasemin says:

    >öykü şimdi baktım da yazmışsın hakan çoker kursunu. hemen senin oraya ışınlanıp yazdıklarını okuyacağım🙂

  11. şadan says:

    >yasemin dogumuma ne kadar az zaman kaldi, ve ne gusel yazismalar oluyor burada.oykuye de ayrica tesekkurler, simdi okudum dogal dogum kursu yazisini. cok guzel bir paylasim:)

  12. yasemin says:

    >şadan, lütfen! "daha çok var" bizim mottomuz hamilelik boyunca!ben de sana teşekkür ederim, dün bana bu röportajın linkini yolladığın için🙂 görüşürüz.

  13. >Bunu degisik zamanlarda, degisik ortamlarda defalarca yazdim ama bir de burda geceyim :PDogumum sirasinda oglum icerde kakasini yapmisti, kalp atislari cok duzenli degildi ve kesintisiz 2 gunden fazladir sanci cekiyordum, cok yorulmustum, dogum masasindaydim ve epidural istememe ragmen o aksam 2'si acil 8 dogum vardi ve epidurali yapacak anestizt odaya girip, acil cagirilinca cikmak zorunda kalmisti ve dayanacak gucum kalmadigini zannediyordum.Gecenin 3'unde doktoru acil evinden cagirmislar, odaya gelmisti; sezaryen istiyoruum ben, beni sezaryene alin diye bagirmistim. Doktor bana hic unutmayacagim su sozleri soylemisti; "biliyorum tatlim cok aci cekiyorsun ama su anda umurumda olan sen degilsin, bebek. Eger onun ihtiyaci varsa zaten seni hemen sezaryene alacagim"Icerdeki oglumun kafasindan siringayla sivi cekip oksijenini test etmisler, hersey normal gorulunce de doguma devam etmisler.Guvenebilecegimiz, her sartta ve durumda dogruyu soyleyen ve hem anne hem bebek icin en iyisini yapmaya cabalayan doktorlarimiz olsaydi, her sey cok farkli olurdu gibi geliyor bana..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s